Bir Bebeğin Üç Ebeveyni Olabilir mi?

Tahminen 6.500 bebekten biri besin ve oksijenden enerjiyi çözen ve hemen hemen tüm hücrelerde bulunan ufak güç merkezleri olan mitokondrileri işlevsiz halde doğuyor. Bu durum; diyabet, sağırlık, kas zayıflıkları, yüksek oranda görme kaybı, epilepsi, karaciğer yetmezliği ve bunama gibi pek çok ölümcül soruna yol açabiliyor.

Bir Bebeğin Üç Ebeveyni Olabilir mi?

Tahminen 6.500 bebekten biri besin ve oksijenden enerjiyi çözen ve hemen hemen tüm hücrelerde bulunan ufak güç merkezleri olan mitokondrileri işlevsiz halde doğuyor. Bu durum; diyabet, sağırlık, kas zayıflıkları, yüksek oranda görme kaybı, epilepsi, karaciğer yetmezliği ve bunama gibi pek çok ölümcül soruna yol açabiliyor.

Bazı hasta bebekler doğumdan hemen sonra ölüyor. Diğerlerinin ise hastalıklı bir hayatı oluyor. Bu noktada bu tür hastalıklar ile birlikte yaşanması gereken bir trajedi halini alıyor. İngiltere ve Amerika’daki doktorlar bir tedavi üzerinde çalışıyorlar.

Eğer yeni bir yöntem geliştirirler ve dünya hükümetlerini bunu yasallaştırmaya ikna ederlerse, getireceği faydaların yanı sıra, bu gelişme tıp tarihinde bir dönüm noktası olacak. Öncelikle bu yöntem aracılığıyla doğan bebekler üç insanın -anne, baba ve akrabalık ilişkisi bulunmayan bir taşıyıcı anne- DNA’sına sahip olacaklar.

Böylece ilk kez sadece söz konusu olan bireyi değil, onun soyunu da etkileyen bir genetik tedaviye izin verilmiş olacak. Peki bu sistem nasıl işleyecek?

I

Tedavi, mitokondrinin yaşayan bir hücrenin farklı bir parçası olmayışı gerçeğine dayanıyor. Mitokondri, bir milyar yıl önce serbest yaşamdan diğer hücrelerle ortak yaşama geçen bir bakterinin alt soyu. Bu yüzden hücre çekirdeğinde yer alan DNA’nın büyük kısmından bağımsız, kendi küçük genleri var.

Bebeğe, çekirdeksel DNA anne ve babadan neredeyse eşit olarak geçiyor. Ancak bebeğin mitokondrisi sadece anneye geçiyor: Her biri annenin yumurta hücresinden gelen mitokondrinin bir alt soyu. İngiliz ve Amerikalı araştırmacılar farklı teknikler kullansa da ana fikir aynı: Bebeğe başka bir kadının sağlıklı mitokondrisinin nakledilmesi.

Bilim insanları bozuk mitokondrili yumurtayı alıp DNA’yı da içeren hücre çekirdeğini çıkaracak ve onu hücre çekirdeği çıkarılmış olan ama mitokondrisi sağlıklı taşıyıcı annenin yumurtasına nakledecek. Sonuçta çekirdeksel DNA’sını doğal olarak anne ve babadan alan ama mitokondrisi taşıyıcı anneden gelen bir bebek ortaya çıkacak.

II

Bazı insanlara göre genetik açıdan üç farklı insanla akraba 9olan bir bebek fikri duygusal bakımdan sıkıntılı bir durum. (Ahlakbilimciler bunu “mide bulandırıcı” olarak nitelendiriyor.)

Bununla birlikte, İngiltere’de üreme tedavileri düzenleyen Dünya Fertilizasyon ve Embriyoloji Birliği (HFEA), İngiltere halkına örnek prosedürü açıkladığında epey rağbet gördü. Biyolojik detaylar anlamamıza yardımcı olabilir.

Taşıyıcı anneden nakledilen mitokondrilerdeki DNA miktarı oldukça az: Mitokondri DNA’sı 37 genle kodlanmış durumda. Hücre çekirdeğinde DNA ise 20.000’den fazla genle kodlanmış. Mitokondri maddeleri sadece hücrenin basit, alt seviyedeki işleviyle ilişkili. Bu yüzden çocukların taşıyıcı annenin gözlerini, saçını ya da kişiliğini alması söz konusu olamaz.

III

Bilim insanlarının da bu konuda endişeleri var. Haziran 2014’te HFEA’nın yayımladığı bir rapor, donörün mitokondrisel DNA’sı ile bunun etkide bulunacağı yabancı bir çekirdeksel DNA’nın uyuşmama ihtimali gibi teknik konularla ilgili bazı endişelere dikkat çekti.

İşin aslı, tedavinin yol açacağı değişikliğin kadınların alt soyuna geçme ihtimali de endişe verici. Mitokondri yerleştirme, etkileri alt soya geçen ilk tedavi olabilir. HFEA bu tür eksik hususlarla ilgili daha fazla test yapılmasını salık verdi. Bilim insanlarının genel kanısı ise, hayvansal deneyler de dahil, bu tedavinin güvensiz olduğunu gösterebilecek bir kanıt olmadığı yönünde.

Tabii ki bu bir güvence olamaz. Ancak tablonun gösterdiği gibi, bu bilinmeyen (ve muhtemelen var olmayan) riskler, bu konuda hiçbir şey yapmamanıın yol açacağı gerçek sıkıntılarla karşılaştırılmalı.

Öncelikle, İngiltere hükümeti ikna olmuş görünüyor: Şubat 2015’te bu yöntemi yasallaştıran bir kanun kabul edildi. Üç ebeveynli, hastalıksız bebekler bir kaç yıl içinde karşımıza çıkabilir.

Tepkileriniz Nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0